Biyografi

Dr. Öymen ULUSOY

Dr. Öymen ULUSOY, 1987’de Sivas’ta doğmuştur. Eğitim hayatını İstanbul’un kültürel zenginliği içinde şekillendiren ULUSOY, sahne sanatlarına olan tutkusunu Tiyatro Bölümü’nde aldığı eğitimle somutlaştırmış, daha sonra televizyonun mutfağına adım atarak Kanal D’de yönetmen asistanlığı görevini üstlenmiştir. Vatani görevini, Burdur 58. Komando Eğitim Alay Komutanlığı’nda yapmıştır.

Dr. Öymen ULUSOY, Beykent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde Sinema TV Yüksek Lisans Programı’nı birincilikle bitirdikten hemen sonra, Beykent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sinema TV Sanatta Yeterlik | Doktora Programı’ndan birincilikle mezun olarak, akademi dünyasında adından övgüyle söz ettirmiştir.

Akademik çalışmalarını sinema üzerine yoğunlaştıran Dr. Öymen ULUSOY, kaleme aldığı özgün makalelerle akademik literatüre büyük katkılar sağlamıştır. Kurgu alanındaki derin birikimini kitap çalışmasıyla taçlandırmıştır. Sinema estetiği ile anlatı teknikleri üzerine olan otoritesi ile, hem ulusal hem de uluslararası prestijli film festivallerinde  jürilik yapmıştır.

David Lynch, Kim Ki Duk, Bobby Roth, Bela Tarr, Bent Hamer, Sergei Loznitsa, Rudiger Suchsland aynı zamanda Asgar Farhadi gibi dünyaca ünlü yönetmenlerin master classlarına katılarak, birlikte çalışma fırsatı yakalamıştır. Türkiye’de ses getiren sosyal sorumluluk projelerinin yönetmenliğini yapmıştır. Macbeth tiyatro oyunuyla En İyi Yönetmen Ödülü’ne layık görülmüştür. Sabahattin Ali’nin kült romanı Kürk Mantolu Madonna’yı önce tiyatroya sonra da sinemaya uyarlamıştır.

Dr. Öymen ULUSOY, 2024 yılında Filistin’de yaşanan soykırıma bağımsız yönetmen olarak sessiz kalmayarak, senaryosunu yazıp yönettiği ‘’Sığınak’’ ile hem ulusal hem de uluslararası film festivalleri’ne damga vurup, ödüller almıştır. Sığınak ile aldığı prestijli ödülleri masum Filistin halkına adamıştır.

Dr. Öymen ULUSOY, Cannes Film Festivali 2026 Türk Sineması kataloğunda ‘’Sığınak’’ ile yer alarak dünya sinema endüstrisinin vitrinine çıkmıştır. Sinemasıyla güzel vatanımız Türkiye’yi gururla temsil etmeye devam edecektir. Sinema yolunda yürüyecek, daha da doğrusu koşacaktır.